Diyarbakır’da Tarladan Sofraya Doğrudan Hasat Dönemi
Diyarbakır’da çiftçilikle uğraşan bazı üreticiler, kent merkezinde ve yerleşim alanlarının yakınındaki tarlalarda yetiştirdikleri sebze ve meyveleri doğrudan vatandaşlarla buluşturuyor.
Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesindeki yüksek katlı lüks konutların ortasında yükselen TOKİ Sosyal Konutları, ezber bozan bir yaşam hikayesine ev sahipliği yapıyor.
Haber: Veli Baltacı
Motorunun arkasına kurduğu düzenekle kuzularını gezdiren, 1980 yılında Suriçi’nde doğan Mehmet Deniz (46), modern kentin gri binaları arasında adeta doğal bir yaşam alanı yaratmış. Bahçesinde nar, incir ve üzüm ağaçlarının yanı sıra domates, salatalık, tere ve patlıcan gibi sebzeler yetiştiren Deniz, beslediği kuşlardan motorundaki kuzularına kadar tam anlamıyla doğayla iç içe bir hayat sürüyor. İnsanlardan uzakta, ancak doğanın tam kalbinde huzuru aradığını dile getiriyor.
Diyarbakır'ın 'Mandıra Filozofu'; Kuzuları ile birlikte ezber bozan bir yaşamhttps://t.co/TBBVDd3p9c pic.twitter.com/GxZA8VH2s7
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) August 28, 2026
Beş yaşından beri doğaya ve hayvanlara karşı derin bir tutku besleyen Mehmet Deniz, insan ilişkilerinde yaşadığı kırgınlıkların ardından çareyi canlıların masumiyetine sığınmakta bulduğunu dile getiriyor. Gününün büyük bir bölümünü motoruna bindirdiği kuzularıyla caddelerde ve parklarda geçiren Deniz, "İnsanlarla gezdiğimde zarar görüyorum ama hayvanlardan asla zarar görmüyorum. Onlarla vakit geçirmek bana nefes aldırıyor" sözleriyle hayvan sevgisinin kendisi için bir hobi değil, bir sığınak olduğunu vurguluyor.

Kayapınar’ın modern mimarisinin ve lüks sitelerinin hemen yanı başındaki evinin bahçesini adeta bir üretim alanına dönüştüren Deniz; nar, incir ve üzüm gibi meyvelerin yanı sıra patlıcan, salatalık, tere ve domates gibi onlarca çeşit sebze yetiştiriyor.

Bahçesinde aynı zamanda kuşlar da besleyen Deniz için bu alan, yalnızca bir hobi bahçesi değil, kentin göbeğinde nefes alan bir ekosistem niteliğinde. "Her ağaç bir insan, her bitki bir nefes demektir. Doğa yok olursa bütün evren yok olur" diyen Deniz, nerede yanlış yerde büyüyen bir ağaç görse, baharda onu söküp doğru yere dikerek yeniden hayat vermeye çalıştığını söylüyor.

Motosikletin arkasındaki kuzuları gören kent sakinleri ve özellikle çocuklar büyük bir şaşkınlık ve sevinç yaşıyor. Parklarda durduğunda etrafını saran çocukların kuzuları sevmesine ve onlarla vakit geçirmesine imkân tanıyan Deniz, kendi çocukluğunda eksik kalan hisleri bu şekilde tamamladığını ifade ediyor: "Çocukların sevinmesi beni çok mutlu ediyor. Ben çocukluğumu tam yaşayamadım; onlara bu sevgiyi yaşatmak, doğayı ve hayvanları tanıtmak istiyorum."

Doğaya ve hayvanlara olan tutkusunun yanı sıra toplumsal meselelere de duyarsız kalmayan Mehmet Deniz, sokaklardaki gençlerin yaşadığı olumsuz şartlardan derin üzüntü duyuyor. Gençlerin kötü yollara düşmesini engellemek ve faydalı, kültürlü bir birey olarak yetişmesini sağlamak amacıyla bir çocuk da evlat edinen Deniz, toplumun geleceğinin ailede başlayan nitelikli eğitimden geçtiğini vurguluyor. "Kader biraz da insanın kendi elindedir; insan kendini doğru yontmalı," diyen Deniz, liyakatsizliğe ve eğitimsizliğe karşı tepkisini dile getirirken, doğaya ve insanlığa hizmet etmek gerektiğini vurguluyor.

"Bu haber Almanya Büyükelçiliği, Ankara maddi desteği ile Uluslararası Mentorluk ve Dijital Dönüşüm Aracılığıyla Yerel Medya Kuruluşlarının Güçlendirilmesi Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu kurumumuza aittir."

Tu eposteya xwe binivîsî em ê ji te re bûltenan belaşî bişînin...