Dikaneka "dermanên Kurmancî" 94 sal in gîyayên çiyayan difiroşe - Ramazan Seykan
Li navçeya Sûrê ya Amedê dikaneka taybet bala xelkê bajarî dikşîne. Dikan ji sala 1932an ve wekî Hacî Nusret Baharatçisi
Mesudiye Medresesi’nde bulunan döner denge taş sütunlar, hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yaklaşık 800 yıl önce inşa edilen tarihi medresedeki sütunlar, dönemin mimari zekâsını ve mühendislik anlayışını gözler önüne seriyor.
Haber: Ramazan Seykan
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Diyarbakır Ulu Camii Külliyesi girişinde bulunan Mesudiye Medresesi, günümüzde Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’na bağlı Diyarbakır Yazma Eserler Kütüphanesi olarak hizmet veriyor.
İnşasına 1198 yılında Artuklu Meliki Ebu Muzaffer döneminde başlanan yapı, 1223 yılında Melik Mesud döneminde tamamlandı. Bu nedenle medrese “Mesudiye” adıyla anılıyor. Tarihi yapı, Anadolu’nun ilk üniversitelerinden biri olarak da biliniyor.

Medresenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise iç avluda bulunan mihrabın iki yanındaki döner taş sütunlar. Rivayete göre bu sütunlar, yapının zaman içinde deprem veya farklı nedenlerle kayma yaşayıp yaşamadığını anlamak amacıyla yerleştirildi. Taş sütunların elle çevrilebilmesi, ziyaretçileri şaşkına çeviriyor.
Artuklu döneminin mimari ve taş işçiliğini yansıtan medrese, üzerindeki süslemeler, kemerler ve tarihi dokusuyla da dikkat çekiyor. Uzmanlar, döner taş sütunların o dönemin mühendislik anlayışını ortaya koyan önemli örneklerden biri olduğunu belirtiyor.

Her yıl çok sayıda turistin ziyaret ettiği Mesudiye Medresesi, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel mirası arasında önemli bir yere sahip olmaya devam ediyor.
Bu haber Almanya Büyükelçiliği, Ankara maddi desteği ile Uluslararası Mentorluk ve Dijital Dönüşüm Aracılığıyla Yerel Medya Kuruluşlarının Güçlendirilmesi Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu kurumumuza aittir.

Tu eposteya xwe binivîsî em ê ji te re bûltenan belaşî bişînin...