Dikaneka "dermanên Kurmancî" 94 sal in gîyayên çiyayan difiroşe - Ramazan Seykan
Li navçeya Sûrê ya Amedê dikaneka taybet bala xelkê bajarî dikşîne. Dikan ji sala 1932an ve wekî Hacî Nusret Baharatçisi
Diyarbakır’ın tarihi dokusuyla öne çıkan Sur ilçesinde, dar sokakların arasında yer alan Kazancılar Çarşısı’ndaki bir dükkân, yaklaşık bir asra yaklaşan geçmişiyle dikkat çekiyor. Artıklar Sokağı’nda bulunan ve 1932 yılından bu yana hizmet veren Hacı Nusret Baharatçısı, kentin en eski baharatçısı unvanını korumaya devam ediyor.
Haber: Ramazan Seykan
Nesilden nesile aktarılan işletme, yalnızca baharat satışıyla değil, yıllardır hazırlanan bitkisel ürünleriyle de vatandaşların uğrak noktası olmayı sürdürüyor. Dükkânın bugünkü işletmecisi Ahmet Özyaramış, dedesinden kalan mesleği yaşatmaya çalışırken, yıllardır şahit olduğu ilginç olayları ve bitkisel ürünlere olan yoğun ilgiyi anlattı.
Dededen Babaya, Babadan Oğula Uzanan Meslek
Gazete Detay Muhabiri Ramazan Seykan’a konuşan Ahmet Özyaramış, işletmenin yaklaşık 95 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, bu mesleğin ailelerinde bir gelenek haline geldiğini söyledi.
Özyaramış, “Burası dededen, babaya, babadan oğula kalan bir işletme. Yaklaşık 95 yılı aşkın süredir burada hizmet veriliyor. Dede babaya el veriyor, baba oğula el veriyor. Yıllardır süren bir devamlılık var” dedi.
Tarihi Sur sokaklarında yıllardır hizmet veren dükkânın raflarında yüzlerce farklı bitki, baharat ve doğal ürün bulunuyor. İçeri girildiğinde yayılan yoğun bitki kokuları ziyaretçileri adeta geçmişe götürüyor. Ahşap raflarda sıralanan kurutulmuş çiçekler, otlar ve çeşitli doğal karışımlar ise dikkat çekiyor.
“Şifa Allah’tandır”
Bitkisel ürünler konusunda hiçbir zaman kesin tedavi garantisi vermediklerini vurgulayan Özyaramış, halk arasında yıllardır anlatılan ilginç hikâyelerin bulunduğunu ifade etti.
“Şifa her zaman Allah’tandır; hiçbir şeyin garantisi verilmez. Ama bu bitkilerle birçok hastanın iyileştiğini biliyorum,” diyen Özyaramış, özellikle ağır hastalıklarla ilgili yıllar boyunca farklı örneklere tanıklık ettiğini söyledi.
Bazı vatandaşların kendilerine anlattığı olayların kendisini bile şaşırttığını belirten Özyaramış, “Öyle rivayetler var ki bazı hastaların rüyalarına girip dedemin yanına gelerek bitki ilaçlarını alan kişiler olmuş. Uzun yıllardır birçok şeye şahit oldum. Doktorların artık yaşamaz dediği siroz hastalarının bile ayağa kalktıklarına şahit oldum” ifadelerini kullandı.
En Çok Soğuk Algınlığı ve Eklem Ağrıları İçin Tercih Ediliyor
Hacı Nusret Baharatçısı’nda hangi ürünlerin daha çok ilgi gördüğüne ilişkin bilgi veren Ahmet Özyaramış, özellikle mevsim geçişlerinde vatandaşların doğal ürünlere yöneldiğini söyledi.
Özyaramış, “İşyerimizde kaç çeşit bitkinin olduğunu bilmiyorum çünkü çok fazla ürün var. En çok rağbet gören ürünler genellikle soğuk algınlığı, şeker hastalığı ve tansiyon için hazırlanan bitkiler oluyor. Kış aylarında ise astım, bronşit ve eklem ağrıları için yoğun talep var. Özellikle yağışlı havalarda eklem ağrıları arttığı için insanlar doğal ürünlere yöneliyor,” dedi.
Köylerden Toplanan Şifalı Bitkiler
Dükkânda bulunan birçok bitkinin Diyarbakır ve çevresindeki ilçe ve köylerden toplandığını belirten Özyaramış, vatandaşların doğada yetişen şifalı bitkilerin değerini yeterince bilmediğini ifade etti.
“Burada gördüğünüz bitkilerin çoğu çevre il, ilçe ve köylerden vatandaşlarımızın bize getirdiği bitkilerdir. Papatya, hatmi çiçeği gibi ürünler bunların başında geliyor,” diyen Özyaramış, özellikle hatmi çiçeğinin faydalarına dikkat çekti.
“İnsanlarımız bunların ne kadar şifalı olduğunu bilseler, kendileri kaynatıp içerler. Hatmi çiçeği astım ve bronşite çok iyi gelen bir bitkidir ama insanların çoğu bunu bilmiyor,” şeklinde konuştu.
Kanser Hastaları İçin de Karışımlar Hazırlanıyor
Bitkisel ürünlerin yalnızca günlük rahatsızlıklarda değil, ağır hastalıklarda da destek amaçlı tercih edildiğini söyleyen Özyaramış, kanser hastaları için de çeşitli doğal karışımlar hazırladıklarını dile getirdi.
“Birçok hastalığa iyi gelen bitkisel ilaçlar hazırlıyoruz. Belki ben babam ve dedem kadar iyi ilaçlar hazırlayamam ama onlardan gördüğüm ve öğrendiğim kadar yapıyorum,” diyen Özyaramış, amaçlarının insanlara faydalı olmak olduğunu kaydetti.
Yıllardır süren bu mesleğin kendileri için yalnızca ticaret olmadığını ifade eden Özyaramış, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu yıllardan beri süregelen bir şeydir. Halkımıza faydalı olmaya çalışıyoruz. Yine de diyorum ki şifa Allah’tandır. Biz buna vesile olabilirsek ne mutlu bize.”
Bu haber Almanya Büyükelçiliği, Ankara maddi desteği ile Uluslararası Mentorluk ve Dijital Dönüşüm Aracılığıyla Yerel Medya Kuruluşlarının Güçlendirilmesi Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu kurumumuza aittir.

Tu eposteya xwe binivîsî em ê ji te re bûltenan belaşî bişînin...