Low Demand and Low Rates Stall the Kurdish-Language Private Tutoring Market
Kurdish Language and Literature graduates face severe employment barriers due to heavily restricted civil service quotas in Turkey. In response,
Kamuya atama imkânlarının sınırlı olması nedeniyle iş bulmakta zorlanan Kürt Dili ve Edebiyatı mezunları, çözümü online özel ders vermekte arıyor. Ancak özel ders piyasasında da Kürtçe, sınav odaklı branşların gerisinde kalıyor. Matematik gibi derslerin saatlik ücreti 3 bin TL'ye kadar çıkarken, Kürtçe özel ders ücretleri 750 liradan başlıyor.
Haber: Zelal Sinayiç
2012 yılından itibaren Türkiye'de Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri açılırken, Kürtçenin Kurmancî ve Zazakî lehçeleri ortaokullarda seçmeli ders olarak okutulmaya başlandı. Dicle, Mardin Artuklu, Muş Alparslan ve Bingöl üniversitelerindeki bölümler her yıl yaklaşık 100 ila 120 mezun veriyor. Ancak seçmeli derslere ilginin düşük olması ve Kürtçe öğretmenliği kadrolarının sınırlı açılması nedeniyle yüzlerce mezun atama bekliyor. Birçok mezun farklı sektörlere yönelirken, bazıları ise online özel ders vererek mesleklerini sürdürmeye çalışıyor.

Yaklaşık altı yıldır Kürtçe öğretmenliği yapan ve online ders veren Şêrko Janzêm, Kürtçe derslerine ilginin beklentilerin altında kaldığını söyledi.
Kürtçe özel ders ücretlerinin 750 ile bin 200 TL arasında değiştiğini belirten Janzêm, "Toplumda bu alana yönelik bilinç yeterli değil. Kürtçe öğrenmek isteyenler bu ücretleri pahalı buluyor ya da ücretsiz olması gerektiğini düşünüyor. Oysa bugün bir saatlik özel matematik dersi bin 500 liradan başlayıp 3 bin liraya kadar çıkabiliyor. Kürtler kendi dillerine yeterince önem vermediği için Kürtçe derslerinin piyasası oldukça düşük" dedi.

Online derslere en çok 25-40 yaş grubundan talep geldiğini ifade eden Janzêm, öğrencilerinin büyük bölümünün Kürt olduğunu ancak metropollerde büyümeleri veya aile içinde Kürtçe konuşulmaması nedeniyle anadillerini sonradan öğrenmek istediklerini söyledi.
Avrupa, Amerika ve Türkiye'nin farklı kentlerinden öğrencileri bulunduğunu belirten Janzêm, Kürtçenin yalnızca seçmeli derslerle korunamayacağını savundu.
"Kürtçenin yasal bir statü kazanması gerekiyor. Ailelere de önemli sorumluluk düşüyor. Bugün anne ve babası Türkçe bilmediği halde çocukları Kürtçe anlamayan aileler var. Eskiden çocuklar okullarda baskıyla karşılaşıyor, dillerinden uzaklaştırılıyordu. Bugün ise durum farklı. Asimilasyon yerini oto asimilasyona bıraktı. Artık çocukları aileler kendi elleriyle dillerinden uzaklaştırıyor. Devlet ailelere 'Çocuklarınızla Kürtçe konuşmayın' demiyor."

Beş yıldır online Kürtçe dersi veren öğretmen Fatma Şahin de Kürtçe öğrenmeye yönelik talebin yabancı dillere göre oldukça sınırlı olduğunu söyledi.
"İngilizce ve Almanca gibi dillere kıyasla Kürtçeye ilgi çok daha düşük. Diğer yandan üniversitelerde bölüm sayısı ve mezun sayısı arttı. Bu nedenle öğretmen başına düşen öğrenci sayısı da azaldı" diyen Şahin, Kürtçe öğrenmek isteyenlerin büyük bölümünün kültürel bilinçle hareket ettiğini ifade etti.
Şahin, "Toplumun yaklaşık yüzde 20'sinde bu bilinç var. Geri kalan kesim ise 'Kürtçe öğrensem günlük hayatta ne işime yarar?' diye düşünüyor. Çünkü yaşam büyük ölçüde Türkçe üzerine kurulmuş durumda" dedi.

Son yıllarda Kürtçe yayıncılık, sosyal medya ve kültürel çalışmalar sayesinde dilin görünürlüğünün arttığını belirten Şahin, özellikle gençler arasında Kürtçeye ilginin yükseldiğini söyledi.
"Kürtçe artık yalnızca ev içinde konuşulan bir dil değil; edebiyat, yayıncılık ve medya alanında da kendine yer buluyor. Özellikle okuma ve yazma konusunda önemli bir gelişme yaşanıyor" ifadelerini kullandı.
Kürtçe öğrenmek isteyenlerin farklı amaçlarla derslere katıldığını belirten Şahin, yayınevine bağlı bir eğitim grubu ile özel ders gruplarının bulunduğunu söyledi.
"Bir grubum çocuklardan, diğer grubum kadınlardan oluşuyor. Kimisi Kürtçesini geliştirmek istiyor, kimisi çocuklarının Kürtçe öğrenmesini amaçlıyor. Kadın kursiyerlerin bir kısmı ise Kürt olan eşlerinin dilini öğrenmek için ders alıyor."

Geçmişte Kürtçe konuşmanın çeşitli baskılar nedeniyle zorlaştığını hatırlatan Şahin, bugün ise Kürtçe konusunda toplumsal farkındalığın arttığını ifade etti.
"Açılan kurslar, yayınevleri, kitabevleri ve özellikle sosyal medya Kürtçenin görünürlüğünü artırdı. Kürtçe artık yalnızca ev içinde konuşulan bir dil olmaktan çıkıp dünyaya yayıldı."
Şahin, geçmişte konuşanların sayısının daha fazla olmasına rağmen Kürtçe yayın, çeviri ve kültürel üretimin oldukça sınırlı olduğunu belirterek, bugün ise okuma ve yazma alanında önemli ilerleme kaydedildiğini söyledi.
"Ev içinde Kürtçe kullanımında bir azalma olsa da yazılı üretim artıyor. Bu şekilde devam ederse önümüzdeki birkaç yıl içinde Kürtçe okuyup yazanların sayısının daha da artacağını düşünüyorum."
Kürtçenin gelişebilmesi için toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Şahin, kurumlara ve yerel yönetimlere de önemli görevler düştüğünü söyledi.
"Bu dilin gelişmesi için ciddi çalışmalar yapılmalı. Toplumda bilinç oluşturulmalı. Kürtçe ancak bu şekilde güçlenebilir."
"Bu haber Almanya Büyükelçiliği, Ankara maddi desteği ile Uluslararası Mentorluk ve Dijital Dönüşüm Aracılığıyla Yerel Medya Kuruluşlarının Güçlendirilmesi Projesi kapsamında hazırlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu kurumumuza aittir."

Tu eposteya xwe binivîsî em ê ji te re bûltenan belaşî bişînin...